Düşünce Rüzgarıyız Biz.
Hedefini demokrasi ve insan hakları mücadelesi olarak tanımladığı halde, toplumsallığı ve kolektivizmi değil, bireyselliği öne alan popülist yaklaşımlarla solcu ya da sosyal demokratım diyerek günü kurtaran, pratikte her hangi bir politika üretmeyen ve sistemin bir parçası olarak kalan yaklaşımlar; solun başarısızlığına, işçi, köylü, ilerici ve aydınların umutsuzluğuna sebep olmuştur.

Halkın yaşam mücadelesi verdiği, yoksulluğun arttığı ülkemizde işçiden köylüye bütün kesimlerin büyüyen sorunları acil bir çözüme, bir çıkış yoluna ihtiyaç duyuyor. Kapitalist sömürünün halkı yoksullaştıran mekanizmalarını net biçimde ortaya

Yazar: DDG
Tarih: 29.04.2010
ÜYE GİRİŞİ
Beni Hatırla
Üye Ol
Şifremi unuttum
Köy Enstitüleri Araştırma Enstitüsü 
Köy Enstitüleri Yasası 17 Nisan 1940’ta TBMM’de kabul edildi.Aradan 70 yıl geçti.1954’te resmen kapandığına göre kapanışının üzerinden de 56 yıl geçti. Bu uzun zamana karşın köy enstitüleri sistemini üniversiteler dahil yurdun çeşitli yerlerinde bilimsel etkinliklerle anıyor, yıldönümünü bir bayram gibi kutluyor, araştırma, inceleme konusu yapıyoruz.

Dünyada örneği az olan bu durumun kanımızca iki nedeni var: Birincisi köy enstitüsü sisteminin ilkelerinin sağlamlığı, her yönden çağdaş eğitim kurumları olması. İkincisi de yerine konan eğitim sisteminin yetersizliği, niteliksiz oluşu, işe yaramaması. Köy enstitüsü yerine köy çocuklarına imam hatip liseleri, Kuran kursları gösterildi. Başka eğitim kurumları da büyük oranda ezberci, eleyici bir duruma getirildi. Özetle köy enstitüsünden sonra eğitim sisteminin niteliği düştü, izlenen politikalarla adım adım dinselleştirildi ve özelleştirildi.

Sonuç ortada…6 milyonu kadın olmak üzere yaklaşık 7.5 milyon yetişkin okumasız yazmasız. Her aşamadaki okullaşma çok düşük. Köylerden kentlere sağlıksız göç. Öğrencilerin birçoğu girdiği ulusal ve uluslar arası sınavlarda başarısız. Köy çocukları, yoksul halk çocukları “eğitimde fırsat ve olanak eşitliğinden yararlanamadığı için giderek ülke yönetiminden uzaklaştı. Elbette bu olumsuz sonuçtan çocuklar, gençler sorumlu değil. Başarısız olan çocuklar değil, onlara uygulanan eğitim sistemi.

Köy enstitüsü sistemi nedir?

Her şeyden önce üretici, bilgiyi işe, işi bilgiye dönüştüren, insanı, toplumu eğitim yoluyla içinden canlandıran bir sistem.

Çok amaçlı, çok programlı okullar. Öğrenciyi elemeyen, onu öğretmen olma yanında sağlıkçı da yapan bir sistem. Kooperatifçi, tarımcı vb köye yararlı elaman yetiştirmek için ileriye dönük tasarımları olan bir sistem.

Köy çocuğu fırsat ve olanak eşitliği içinde ilkokuldan, yükseköğrenime değin yükselebiliyor. 3 sınıflı eğitmenli köy ilkokulundan Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsüne yükselme olanağı… Demokratik bir eğitim. Okulda demokrasi her boyutuyla yaşanıyor. Eleştiri, yönetme, yönetime katılma var. Dayak yok.

Sanat ve iş eğitimi temel. Yazma çalışması, özgür okuma. Bugün ortaöğretimde olduğu gibi resim, müzik, beden eğitimi dersleri seçmeli değil ana ders sayılıyor. Ayrıca yabancı dil, zamanına göre ileri teknoloji kullanma da var.

Kısaca insan kişiliğini sağlam geliştirme için bugünkü sistemde olmayan laik, bilimsel, üretici, parasız eğitim.

Köy enstitüsü alışılmış eğitim dizgesi değildir. Ülkenin gereksinimlerine, dünya eğitimbilim verilerine göre, uzun araştırma ve incelemeler sonucunda akla, bilme, çalışma ve kararlılığa dayalı kurulan bir sistemdir.

Cumhuriyetin en önemli eserlerinden

Köy enstitüsü Cumhuriyetin en değerli eserlerinden biri olarak niteleyen, ilk yıllarda sisteme büyük desteği olan İsmet İnönü; Kastamonu-Gölköy KE Hatıra Defterine şunları yazıyor: (19.4.1949)

“…Bütün bir milli bir davanın yurtsever, özverili yolcuları olarak hizmete girmişlerdir.”

İsmet İnönü 18.4.1968 verdiği demeçte şunları söylemiştir: “köy enstitüsü bizim kültür kalkınmamızda büyük bir dönüm noktasıdır. Onları kaybettiğimize canım yanıyor. Eserleri yaşıyor. Hatıraları azizdir. Bu kurumlara şükran borçluyum.”

Köy enstitüleri her yönden başarıyla uygulanmış, çağdaşlığı bugün de süren gerçekten “geleceğin eğitim” kuruluşları. UNESCO bu sistemi gelişmekte olan ülkelere eğitim modeli olarak önerdi.

Elbette köy enstitülerini bir sistem olarak günün koşullarına göre yeniden açmak bir siyasi irade konusu. Bugün böyle bir siyasal irade yok.

Yapılanlar köy enstitüsü tamtersi uygulamalar

AKP iktidarı 8 yıldır eğitimi dinselleştirmek, özelleştirmek için her şeyi yapıyor. Köy enstitüsü sisteminin tam tersi bir eğitim sistemi uygulanmasına karşın Başbakan Tayip Erdoğan 11 Eylül 2003 tarihinde ulusa sesleniş konuşmasında şunları söyleyebiliyor:

“ Dünya eğitim tarihi bakımından da çok orijinal bir girişim olan Köy Enstitüsü uygulamalarını, tarafsız bir gözle, bilimsel bir analize tabi tutulmalarını ve bu deneyimden, bugün özellikle yeni bilişim ve genetik tarım teknolojilerini eksen alarak, “Biz nasıl yararlanabiliriz?” diye araştırılmasını istedim.”

Geçen sürede ne bu araştırmadan ses çıktı, ne de bu yolda en küçük bir adım atıldı. Eğitimin, tarımın geldiği nokta ortada. Üstelik 2005 yılında ders programları, kitapları bütünüyle değişmesine karşın köy enstitülerinden uyarılara karşın hiç yararlanılmadı. Köy enstitülü yazarlardan kitaplara örnek metinler alınmadı. Kısaca Başbakanın birçok sözü gibi bu sözleri de havada kaldı. 17 Nisan 2006 tarihinde bir soru önergesiyle konuyu gündeme getirdiğimizde Başbakan adına Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik “Hasanoğlan’da bir köy enstitüsü müzesi” açtık diyerek konuyu geçiştirdi, her zamanki gibi asıl sorulara yanıt vermedi.

Başbakan Tayip Erdoğan, Ekim 2009 tarihinde Pakistan’a yaptığı ziyarette imam hatip liselerini övdü. Kendisinin de bu okulları bitirdiğini, Pakistan için örnek alınabileceğini söyledi. UNESCO- ’nun önerisinin tersini önerdi.

Köy enstitüleri ile yerine konan ezberci eğitim ve bugünkü eğitim sistemi karşılaştırıldığında ayrım ortaya çıkar.

O yüzden insanlar, kuruluşlar yıllardır ısrarla ”Biz köy enstitüleri gibi bir eğitim sistemi istiyoruz.” diyorlar. 70 yıl sonra yapılan bilimsel toplantılar bunun en güzel kanıtı.

Özerk Köy enstitüsü Araştırma Enstitüsü Kurulmalıdır

Yapılacak iş, köy enstitüleri sisteminden sürekli yararlanmaktır. Bunun için çağdaş ülkelerde benzeri görüldüğü gibi özerk çalışan, devlet destekli bir araştırma enstitüsünün kurulmasıdır. Bu enstitünün bilimsel araştırmalarından, önerilerinden ulusal eğitimde hatta bütün insanlığın yararlanmasıdır. Bu konuda uzman ve ilgili kuruluşların katkılarıyla 2007 yılında 45 milletvekili “Köy Enstitüleri SisteminiAraştırma Enstitüsü” adlı bir yasa önerisini TBMM’- ne verdi. Elbette bu önerinin bugünkü TBMMyapısında yasalaşması güç olmakla birlikte konuyu sürekli gündemde tutmakta, kamuoyu oluşturmakta yarar var.

Kastamonu’da yaşanan bir güzellik

Bu yıl köy enstitülerinin kuruluşunun 70. yılı nedeniyle ülkenin çeşitli yerlerinde yoğun olarak toplantılar, etkinlikler düzenlendi. İşin en sevindirici yanı köy enstitülerine üniversitelerin, yerel yönetimlerin, partilerin de ilgi göstermesi. Eskiden yalnız sınırlı çevrede kutlanırdı 17 Nisan. Bu sistemden nasıl yararlanırız diye kafa yorması.

Keşke olanak olsa katıldığım her toplantıyı ayrı ayrı size anlatabilsem. İlerlemiş yaşlarına karşın, yaşama sevinçlerini hiç yitirmeyen “gerçek aydın, gerçek insan” köy enstitülü, büyüklerimden, dostlardan ayrı ayrı söz edebilsem. Köy enstitülerinden yetişenler giyimiyle, konuşmasıyla, olaylara bakışı, insanlara davranışıyla hemen belli olur. Onlardan hep bir şeyler öğrenirsiniz.

Köy enstitülerinin 60. yılında CHP üst yönetiminde görevliydim. Parti olarak uzun hazırlıklar sonucunda Ankara’da Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda “Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Şenliği” düzenledik. Bütün Türkiye- ’den köy enstitülüler, eğitim fakülteleri son sınıf öğrencileri çağrıldı. Günün anısına bir kitap, afişler hazırlandı, sergi düzenlendi. Can Dündar’ın hazırladığı belgesel gösterildi. Salona 21 Köy enstitünün flamaları,Atatürk’ün, İnönü’nün, Hasan Âli Yücel’in, İsmail Hakkı Tonguç’un bez üzerine büyütülmüş resimleri asıldı. Hep birlikte Anıtkabire gittik, şenlik bütün gün sürdü. Sanıyorum 70. yılda Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen “Bir Toplumsal Değişim Projesi Olarak Köy Enstitüleri” etkinliği bu yıl yapılanların en büyüğüydü. Akademisyen, aydın, köy enstitülü 417 katılımcı, bildirilerin toplandığı 1035 sayfalık bir kitap,yirmi iki oturum ve çeşitli etkinlikler. Onur Ödülü ve üyeliği “Prof. Dr. Server Tanilli’ye verildi.

Kastamonu Köy Enstitüleri Sempozyumu’nun sonuç bildirgesi

Düzenleme kurulunun hazırladığı, bizim önerilerimizin de yer aldığı Kastamonu Köy Enstitüleri Sempozyumu- ’nun sonuç bildirgesini sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Köy enstitüleri, bir çağdaşlaşma projesi olarak yaşamın her alanında devrimci atılımlar öneren ve köy çocuklarını bu doğrultuda özgür insanlar kılmak için gerçekleşmesi düşlenen bir sürecin adı; insanlığın özgürlük arayışının altın duraklarından biriydi. Köy enstitüleri, ulusal aydınlanma hedefinde “yaratıcı aklın” değerini ve “üreten bir toplum olmanın erdemlerini rehber alan kuşakların yetişmesini amaçladı ve sağladı. Köy enstitüsü mezunu olup da “yurtsever”lik ve “cumhuriyete bağlılık” duyguları güçlü olmayan tek bir kişiye rastlanılmaması bundandır.

Köy enstitüleri sisteminden sürekli yararlanmak, bugüne kadar yapılan çalışmaları bir araya getirmek, yeni araştırmalar yapmak, bu sistemden yararlanarak önerilerde bulunmak için özerk çalışan bir “Köy Enstitüleri SistemiAraştırma Enstitüsü” kurulması, toplumsal yarar açısından son derece gereklidir. Özellikle öğretmenlik eğitimi veren yükseköğretim kurumlarının bu deneyim ve birikimden yararlanacak alt yapıya kavuşturulması var olan eğitim sorunlarının çözülmesine de olanak yaratacaktır.

Yapılacak lisansüstü çalışmalarıyla yaşayan köy enstitülülerin birikimlerinin ivedilikle kayıt altına alınması gerekmektedir. 17 Nisan’ın tatil günü olmaksızın “Eğitim Bayramı” olarak kutlanması, her yıl bir üniversitede Köy Enstitüsü etkinliklerinin sürdürülmesi Türkiye eğitim sistemine ışık tutacaktır. Köy enstitüsü alanlarının, her ne kadar yıpranmış da olsalar bulunduğu ildeki üniversitelere/eğitim fakültelerine devredilmesi, özgün biçiminin korunarak kullanılması eğitime büyük katkılar sağlayacaktır”

Haber Kategorisi: (Ulusal) - Eklenme Tarihi:(30.06.2010 21:01:22) - Bu Haber: 21 defa okunmuştur.
Haber Yorumla