Halkın yaşam mücadelesi verdiği, yoksulluğun arttığı ülkemizde işçiden köylüye bütün kesimlerin büyüyen sorunları acil bir çözüme, bir çıkış yoluna ihtiyaç duyuyor. Kapitalist sömürünün halkı yoksullaştıran mekanizmalarını net biçimde ortaya
Halkın yaşam mücadelesi verdiği, yoksulluğun arttığı ülkemizde işçiden köylüye bütün kesimlerin büyüyen sorunları acil bir çözüme, bir çıkış yoluna ihtiyaç duyuyor. Kapitalist sömürünün halkı yoksullaştıran mekanizmalarını net biçimde ortaya

Çağdaş Sanatlar merkezinde yaptığı açılışta konuşan DDG Genel Sekreteri Ensar Kılıç, Doğru görüşler, yanlış görüşlerle çarpışarak gelişeceğini belirtip “Bütün düşünceler üretime sıkı bağlarla bağlı olduğu için, sınıfsal karakterlerini her zaman korur” dedi. Kılıç konuşmasına şöyle devam etti. “Görüşler harekete dönüştükten sonra gerçek yüzünü gösterir. Tarihin zorunlu akışına ters düşen hiçbir görüş, hiçbir hareket başarıya ulaşamamıştır, ulaşamazda. Diyalektik materyalist mantığa uygun olmayan hiçbir şey yaşayamaz. Bizler bunları bilmek ve hayatın en küçük ilişkilerinde bile bu süzgeçten bakmak zorundayız. Marks, tarihi kendiliğinden gelişen toplumsal süreç olarak tanımlarken,bilincin müdahaleci rolünü de "kendiliğinden gelişen toplumsal süreç" içerisinde,vazgeçilmez bir unsur olarak görmüştür. Çevre, insan, toplum ve bilim sürekli değişim içerisindedir. Değişmeyen bir şey yoktur. Fakat egemenliği her türlü baskı aracıyla elinde bulunduranlar, düzenlerin değişmezliğine inanmışlar ve bu düşünceyi kitlelere kabul ettirmeye çalışmışlardır. Günümüzde de emperyalist ve kapitalist egemenliğin yıkılmayacağı düşüncesine yaygınlık kazandırmaya çalışıyorlar. Her şey gibi bu da değişecek ve emeğin toplumsal niteliğine uygun ileri insanın gerçek özgürlüğüne doğru adım adım ilerleyen bir sistem egemen olacaktır.
Emperyalizmin etkilerinin kökünden yıkılması ancak onların ideolojisi, siyaset ve kültürlerine, toplumsal alışkanlık ve eğilimlerine, yaşama biçimlerine, yerli işbirlikçiklerine, onların tefeci, toprak ağası gerici ortaklarına, revizyonistlere, reformistlere, oportinistlere, sözdeMarksist şovenistlere, burjuva ve küçük burjuva milliyetçilerine, şıhlara ve cemaatlere karşı durdurmaksızın ve hiç aksatmadan ara vermeden etkili bir mücadele ile mümkündür. Onun içindir ki yığınlar 1Mayıs’ta kahrolsun faşizm yaşasın devrim ve sosyalizm diyerek yürümüşlerdir”
