Düşünce Rüzgarıyız Biz.
Hedefini demokrasi ve insan hakları mücadelesi olarak tanımladığı halde, toplumsallığı ve kolektivizmi değil, bireyselliği öne alan popülist yaklaşımlarla solcu ya da sosyal demokratım diyerek günü kurtaran, pratikte her hangi bir politika üretmeyen ve sistemin bir parçası olarak kalan yaklaşımlar; solun başarısızlığına, işçi, köylü, ilerici ve aydınların umutsuzluğuna sebep olmuştur.

Halkın yaşam mücadelesi verdiği, yoksulluğun arttığı ülkemizde işçiden köylüye bütün kesimlerin büyüyen sorunları acil bir çözüme, bir çıkış yoluna ihtiyaç duyuyor. Kapitalist sömürünün halkı yoksullaştıran mekanizmalarını net biçimde ortaya

Yazar: DDG
Tarih: 29.04.2010
ÜYE GİRİŞİ
Beni Hatırla
Üye Ol
Şifremi unuttum
Düşünce Rüzgarıyız Biz. 
Hedefini demokrasi ve insan hakları mücadelesi olarak tanımladığı halde, toplumsallığı ve kolektivizmi değil, bireyselliği öne alan popülist yaklaşımlarla solcu ya da sosyal demokratım diyerek günü kurtaran, pratikte her hangi bir politika üretmeyen ve sistemin bir parçası olarak kalan yaklaşımlar; solun başarısızlığına, işçi, köylü, ilerici ve aydınların umutsuzluğuna sebep olmuştur.

Halkın yaşam mücadelesi verdiği, yoksulluğun arttığı ülkemizde işçiden köylüye bütün kesimlerin büyüyen sorunları acil bir çözüme, bir çıkış yoluna ihtiyaç duyuyor. Kapitalist sömürünün halkı yoksullaştıran mekanizmalarını net biçimde ortaya koymalı ve etkin şekilde mücadele etmeliyiz. Aslında var olan mücadelemiz yıllardır alevi-sünni, sağ-sol çatışmaları, kitlelere yanlış aktarılan kürt sorunu, irticai faaliyetler laik-anti laik çatışmalar üretilerek engellenmektedir. Her gün yaşanan sorunlar üzerinde, düzenli ve ısrarlı bir şekilde “meşgul et düşünmesin” politikası sürdürülmektedir. Halkı yoksullaştırma ile mücadele için örgütlenmek, açık siyaset ekseninde örgütlemek demektir. Çok şey söyleyen, her şeye akıl yetirmeye çalışan ama sonuçta, kendini üç kelimeyle bile ifade etmekte zorlanan ve halkın algılama frekansından uzaklaşan söylem tarzını artık aşmamız gerekiyor. Biliyoruz ki bu mücadelenin yolu,  düşünce altyapısı, yöntemleri ve direnci sağlam yeni bir örgütlenme modeliyle mümkündür. Bizim yönelişimiz, seçim sonuçlarına değil halkın kendi sorunlarına sahip çıkma bilincine dayandırılacak ve kitlesel etkileşimlerle özgüven kazanarak gelişecektir.

Düşüncele ve çalışmalarımız herkesi kucaklayan, kitlelerin dilini yakalayan ve içeriği ile sistemi değişime zorlayan bir etkiye ulaştığında, bugün bütün toplumu kuşatan teslimiyetçiliğe ve umutsuzluğa karşı ardına düşülebilir bir güç haline gelmiş olacağız.

Şimdi yapılması gereken, bütün ayrımcılığı bir yana bırakıp çıkardığımız derslerden yararlanarak, eşit ve özgür toplum yaratma ideali çevresinde toplanmak olmalıdır.

Demokratik Dayanışma Gazetesi size bu görevle yola çıkan Demokratik Dayanışma Grubu’nu duyuruyor. İlkeli bir dayanışma ile gerçek demokrasiye ulaşma yolunda katkı sağlamaya çağırıyor.

Yazı Tarihi: (29.04.2010) - Bu yazı: 37 defa okunmuştur.
Geri
Bu yazara ait tüm yazılar